REHBERLİK > Öğrencilerimiz
Güzel Konuşma Kuralları
Güzel Konuşma Kuralları

1. Dinleyiniz. Doğru ve güzel konuşmanın ilk şartı dinlemesini bilmektir. Siz dinlemesini bilirseniz, bu alışkanlığın sirayeti yoluyla herkes dinlemesini bilir ve siz de dinlenen bir konuşma yapabilirsiniz. Dinlenmeyen, gürültülü, ilgisiz bir yerde güzel konuşma da yapılamaz, orada konuşmanın da tadı olmaz.

2. Doğru ve güzel konuşmanın ikinci şartı, onun sağlam ve sistemli bir fikre dayanmasıdır. Konuşarak düşünme yerine, düşünerek konuşma esas olmalıdır. Boş konuşulmamalıdır.

3. Konuşmanın hazırlıklı bir sunuş konuşması olması durumunda hazırlığın usulüne göre yapılması ve konuşmanın planlanması şarttır.

4. Konuşma ne bıktıracak kadar ağır, ne de makineli tüfek gibi süratli olmalıdır.

5. Konuşma ile nefes alıp verme ahenkli olmalı, nefessiz ve nefes nefese konuşulmamalı, nefeslenme sesi hissedilmemelidir.

6. İnsanın kişiliğini yansıtan sesin konuşmada önemli bir unsur olduğu unutulmamalıdır. Zira ses dalgınlık, korkaklık, aptallık, mahcupluk, kibirlilik, tatsızlık, bünyece zayıflık vb. birçok özellikleri ortaya koyar. Kaba, pürüzlü, sert, haşin, hım hım, genizden gelen, ince sesler dinleyenler üzerinde iyi bir etki bırakmaz.

7. Konuşmada ses tonu sözün, fikrin ve duygunun mahiyetine uygun bir tarzda ayarlanmalıdır. Sesin duyguları yansıtmaya, heyecanları duyurmaya, her anlamı ifadeye elverişli olması ve yerine göre tonunu değiştirmesi de konuşanın başarısı için önemli bir etkendir.

8. Konuşmada mümkün olduğu kadar zengin bir kelime kadrosu kullanılmalı, sınırlı bir dilden, tekrarlanan belli kelimelerden kaçınmalıdır.

9. Konuşmada kelimeleri doğru söylemeye özen gösterilmelidir. Telaffuzun şive ve ağız özellikleri taşımamasına çalışılmalı, edebi dil, kültür dili ile konuşmaya gayret edilmelidir.

10. Konuşma veciz denecek şekilde ölçülü olmalı, mana ve fikir ile söz arasında seçkin bir uyum olmalı, söz fikri tam ihata ve ifade etmeli, fikir sözü tam doldurmalı, ondan taşmamalıdır. Söz konuya ve mekâna, duruma uygun düşmelidir.

11. Konuşmada söz açık ve seçik olmalı, anlaşılır ve tatminkâr bir vasıf taşımalıdır.

12. Konuşmada cümleler düzgün olmalı, cümle yanlışı yapılmamalı, uzun cümlelere tam hakimiyet yoksa mümkün olduğu kadar kısa cümle tercih edilmelidir.

13. Konuşmada doğrunun yanında güzel de ihmal edilmemelidir. Bunun için sanatkârane bir dil ve ifade kullanılmalı; benzetmeler, mecazlar, başka anlama gelecek kelimeler, imalar, tezatlar, tekrarlar, parlak anlamlar, abartmalar, kişileştirmeler, çift anlamlı ve benzer kelimeler, paralellikler, ünlemler, hitaplar, örnekler, fıkralar gibi çeşitli söz ve anlam ustalıklarına yerli yerinde müracaat olunmalıdır.

14. Konuşmada inandırıcı olmaya dikkat edilmeli, bunun için konuştuğuna önce kendisinin inandığını ispat eden bir üslup ve tavır ortaya konmalıdır.

15. Konuşmada mimik ve jestlerden; sözün ve fikrin âhengine uygun bir şekilde ve ölçülü olarak, şuurla istifade etmelidir. Ses kadar, vücudun da canlı olması, bezgin, isteksiz tavırlar takınmak, hatta yerine göre anlamı bakışlarımızla da ifade etmek dinleyenlerin ilgisini çeker.

16. Konuşmada tek bir noktaya değil, dinleyenlerin hepsine ve her tarafa bakacak şekilde ölçülü ve kavrayıcı bir hitap tarzı seçilmelidir.

17. Konuşma ne doyurmayan bir kısalıkta ne de sabır taşıracak bir uzunlukta olmalıdır.

18. Konuşmada dinleyenlerin nabzı tutulmalı, konuşmanın dozu dinleyenlerin tepkilerine göre ayarlanmalıdır. 

Dinleyiciler, âdeta bitir de gidelim diyen yalvaran gözlerle size bakmaya başlamışlarsa sözü fazla uzatmadan konuşmayı toparlamakta fayda vardır. Dinleyenlerin bakışlarından yapılan bu konuşmadan haz aldıkları seziliyorsa konuşma aynı canlılıkta örneklerle biraz daha genişletilebilir.

Güzel konuşma kurallarını kısaca özetlemek istersek:
1. Dinleyiniz.
2. Az konuşunuz. Şu nükte düşündürücüdür:
3. Çok az şaka yapınız.
4. Zarif iltifatlarda bulununuz.
5. Dedikodu yapmayınız.
6. Övünmeyiniz.
7. Muhatabınıza önem veriniz.
8. Kaba ve argo sözlere yer vermeyiniz.
9. Söyleyişe dikkat ediniz.
10. Konuşmanızı yerine, kişisine ve zamanına göre yapınız.
11. İçtenlikten uzaklaşmayınız.
12. Kendinize güveniniz. Rahat olunuz.
13. Sözü gereksiz yere uzatmayınız.
14. Ses, konu ve anlam uyumuna dikkat ediniz.

Kendi Kendimizi Motive Etmenin Yolları
Kendi Kendimizi Motive Etmenin Yolları

Motivasyon insanın istek ve ihtiyaçlarının farkına varması ve bunları gerçekleştirmek için harekete geçmesidir. Motive olmuş bir kişi amacına ulaşıncaya kadar çabalarını sürdürür, dolayısıyla başarıya daha yakındır. İyi motive olamamış öğrenci ders çalışmaya karşı ilgisiz davranabilir. Bu ilgisizlik beraberinde başarısızlığı getirecektir.

Aile, öğretmenler ve arkadaşlar öğrenciyi motive etme gücüne sahiptir. Ama onları her zaman yanımızda hissetmemiz mümkün değildir. Mümkün olsa bile motivasyonun etkisi kısa süreli olmaktadır. Bu durumda her zaman bizi motive edecek bir güç olmalıdır. Bu güç öğrencinin kendisidir. İçten gelen motivasyon her zaman dış motivasyondan daha etkili ve uzun sürelidir.Çalışmaya başlayamamak, çalışmaya isteksizlik duymak, çalışmayı devam ettirememek öğrencinin karşılaştığı motivasyon durumu ile ilgili bir problemlerdir. Bu problemin aşılabilmesi için günlük hayatta rahatlıkla kullanılabilecek motive etme yolarının bilinmesi gerekecektir. 

Başarılı Olacağınıza İnanın…

İnançlarımızdan düşüncelerimiz, düşüncelerimizden eylemlerimiz, eylemlerimizden alışkanlıklarımız doğar ve alışkanlıklarımız da karakterimizi oluşturur. İnanç, insan davranışlarını etkileyen en önemli motive edici güçlerdendir. Başarabileceğinize ve hedefe ulaşabileceğinize inanın. İnsan inanmadığı bir konu, hedef üzerine çalışamaz. İnandığı bir şeyi gerçekleştirmek için tüm gücüyle çalışır. İnsan inanmadığı bir konunun peşinden koşmaz. Eğer bir konunun öğrenileceğine inanırsa ne kadar zor bir konu olsa bile öğrenir. İnanmıyorsa ne kadar kolay olursa olsun o konuyu öğrenemeyecektir. İnanç çalışmayı sürdürmeyi sağlayan motive edici bir güçtür.

Bir kayıkçı varmış. İşi yolcuları nehrin öbür kıyısına ulaştırmakmış. Küreklerinin birinin üstünde inanç, diğerini üstünde çalışmak yazarmış. Bu sözleri niçin yazdığını soranlara. “Nehri geçmek için her ikisine de ihtiyacım var. Çalışmaksızın inanç, inanç olmadan da çalışmak bir işe yaramaz. Başarıya ulaşmak için her ikisine de ihtiyacımız var yoksa hedefimize ulaşamayız” demiş.

Kendinize Zaman Ayırın…

Ders çalışma planında sizi dinlendirecek etkinliklere zaman ayırın. Hayatı, insanları sevin, her şeyde bir güzellik arayın. Doğayı, kendinizi, hayvanları hayranlıkla seyredin. Etrafınızda olumlu düşünen arkadaşlar olsun, spor yapın, pikniğe gidin, kitap okuyun, zevkle yapacağınız hobiler oluşturun. Bunlar size moral verecek ve motivasyonunuzu arttıracaktır.

Çalışmalarınızı Ertelemeyin…

Ders çalışma davranışınızı çeşitli bahanelerle ertelemeyin, başladığınız işleri bitirin, mazeretler arkasına sığınmayın, bir öğrenci olarak üzerinize düşenleri yerine getirin. Ailemizle, okulumuzla, arkadaşlarımızla ilgili mazeretleri düşünmeye ayırdığımız zamanı hedeflerimize ulaşmak için harcarsak amaçlarımıza ulaşmamız kolaylaşacaktır. Öğrenci içinde bulunduğu durumda en iyisini yapmanın yollarını araştırdığında bulacak, çalışmaya başlayabilecek gücü kendisine bulacaktır.

 Güzel Sözler Bulun…

 “Yaşadığımız bir başarısızlık doğrusunu öğrenmek için bir fırsattır.”

 Sizi etkileyen ve çalışmaya yönlendiren sözleri not edin, onları çalışma ortamlarında görebileceğiniz yerlere asın veya defterlerinizin baş sayfalarına yazın Canınız sıkıldığında, bir isteksizlik hissettiğinizde “Başarabileceğiniz inancını veren” bu sözleri okuyun.

Örnek sözler: 
“Karakterin en önemli yardımcısı, yılmayan azimdir.” Theodore Roosevelt. 
“Kararlılık insan iradesinin uyandırma zilidir” A .Robbins. 
“Başaracağım, ben bu işi yapacağım, yılmadan çalışacağım, kendime güveniyorum.

Okulda Başarıyı Yakalamanın Sırları
Okulda Başarıyı Yakalamanın Sırları

Bir süre öncesine kadar sadece birer "Üniversite öğrencisi adayı" olan, fakat zor bir imtihanın ardından "Üniversiteli" olmaya hak kazanan gençler, okuldan içeri adımlarını attıkları an daha birçok sınavdan geçeceklerini ve üniversiteyi bitirmenin de en az kazanmak kadar zor olacağını anlamışlardır...

Çiçeği burnunda üniversitelilerin kendilerini geliştirebilmeleri ve binbir güçlükle kazandıkları üniversiteyi bitirebilmeleri için neler yapmaları gerekir dersiniz?

Kimler Başarılı Oluyor?

 

  • İtiraz etmeyi ve itiraz etmekle başkaldırıyı ayırt etmeyi bilen

  • Yaşadıklarından ders alarak teorik ve pratiği harmanlayabilen

  • Olaylara geniş açıdan bakarken empati sağlayabilen

  • Kendine güvenen ve hayata iyi hazırlanabilen

  • Kendini geliştirmeye hevesli olan

  • Ders dışında da okuyan, kültürlü

  • Hedefleri olan ve onları gerçekleştirmek için çabalayan

  • Okuluna değer veren ve aktivitelere katılan

  • Hocalarıyla ders dışında da fikir alışverişinde bulunan

  • İdeolojisini kendine saklayan, fikirlere açık olan

  • Güveni aptal cesaretiyle karıştırmayan

  • Gündemi takip eden, olaylara farklı yorum getirebilen

  • Yeri geldiğinde akıntının tersine gidebilen

  • Not tutmanın önemini bilen; fotokopilerle değil, kendi notlarıyla çalışan

  • İnsanlarla iyi iletişim kurabilen.

  • Verilenlerle yetinmeyip sürekli bilgiyi arayan

  • Doğru ile yanlış bilgiyi ayırt eden

  • Sosyal yönü güçlü olan, araştırmayı seven

  • Bilgisayar kullanabilen,yeniliğe açık

  • Yabancı dil bilen, üniversite kütüphanesini kullanan!

 

Kantin sohbetlerine değil, derse girmek için okula giden öğrencilerin daha kolay başarıyı yakaladıkları saptanmış....

Kimler Başarısız Oluyor?

Günlük çalışma planı yapmadan güne başlayan,

Derste not almak yerine akılda tutmaya çalışan,

Zor ve acil işler yerine, kolay ve önemsiz işlerle ilgilenen,

Son gece koca bir kitabı ezberleyebileceğine inanan,

Dağınık ve düzensiz bir ortamda çalışan,

Ödevlerini yaparken ayrıntılara gereğinden fazla takılan,

Sorunları çözümlemeyi erteleyen,

Dersleri keyif için sık sık eken,

Arkadaşlarının eğlence planlarına "Hayır!" demeyi başaramayan,

Bir işin başlangıç ve bitiş tarihlerini, saatlerini saptayamayan, öğrencilerin başı da genelde karne zamanı ciddi bir biçimde dertte oluyor!

Başarıyı Yakalamak İçin…

Yalnızca okulda değil, iş hayatında da başarılı olmanız için sahip olmanız gereken en önemli meziyet yaratıcılık. Uzmanlar yaratıcılığın doğuştan kişide bulunan bir özellik olmadığını, sonradan öğrenilebileceğini söylüyorlar. Yaratıcılık aslında bir düşün-ce biçimi, tek farkı; "farklı" olması!

 

Peki, Yaratıcılığınızı Nasıl Geliştirirsiniz?

Çevrenizdekilerle iletişim kurun: Değerlerinizi herkesle paylaşın. Sorunlarla karşı karşıya geldiğinizde başkalarıyla paylaşın. Çevrenizdekilerin benzer sorunlara tepkisini gözlemleyin.

Beyin fırtınası yapın: Çok okuyun, çok izleyin. Aynı soruya, başka başka değer yargıları ve kültürlerin vereceği yanıtları bulmaya çalışın. Ders çalışırken bir gününüzü arkadaşlarla yapacağınız tartışmalara ayırın; aynı konu üzerinde birbirinizin fikirlerini alın...

Fikir ve sorularınızı mutlaka not edin: Fikirler ve sorular bir anda insanın aklına gelir, daha sonra uçup giderler; siz hiç yatağından kalkıp şiir yazan şairler olduğunu duymadınız mı!

Enerjinizi artırın: Spor yapın, esprili ve neşeli olun. Sorun ne kadar ciddi olursa olsun, alaya almaya çalışın.

Bulunduğunuz ortamı rahatlatın: Bir fikir üretmek istediğiniz zaman notlardan, afişlerden hatta size konuyla ilgili çağırışım yapabilecek olan resimlerden yararlanın. Uyarıcı müzikler dinleyin.

Beyninize ve vücudunuza iyi bakın: Sigara, uyuşturucu ve içkinin

sinir sisteminiz üzerinde olumsuz etkileri olacağını unutmayın...

Yaratıcılığın 10 Düşmanı

Olayları dar bir sınıra hapsetmek.

Çabuk yargılama ve sonuca gitme eğilimi, belirsizliğe tahammül edememek.

Aşırı baskı ile öz disiplini birbirine karıştırmak.

Aşırı ciddiyet. Hayal gücü, mizah, oyun ya da hobileri küçümsemek.

Bilimsellik adına sezgiyi küçümsemek.

Özgüven eksikliği, farklılığı göze alamama, sosyal uyum kaygıları ve korku.

Tek taraflı uzmanlaşma, iş ya da yaşam biçimi.

Olayları, kavramları zihinde canlandıramama, dilin yanlış kullanımı.

Farklılığa tahammül edemeyen bir aile ya da iş ortamı, sosyal ortam.

Dikkati dağıtan ya da iç karartan fiziksel ortamlar.

Başarı Yolunda Altın Kurallar
Başarı Yolunda Altın Kurallar
  • Dağcı tırmanmadan önce bizim için sadece bir maceraperestti. Zirveye ulaştığında ise o hepimiz için bir kahramandı.

  • Gücünüzü kötü alışkanlıkları beslemek için kullanmayın.

  • Kötü alışkanlıklara doğru ilk adımını atan birisi kendi düşmanlarını eğitmeye başlamış demektir.

  • Bilgiyi kaynağına bakarak küçümsemeyin.

  • Bütün umudum kendimde dediğinim ve bu sözün gerektirdiği gibi çalıştığınızda başkalarını da yanınızda bulmanız zor olmayacaktır.

  • İnsana insan olduğu için değer verişinizi en mükemmel bir şekilde yapın.

  • Esprili olun ama komik bir insan olmayın.

  • Faaliyetlerinizde boşluk bırakmayın.

  • İki insan olmayınız.

  • Derhal teşebbüse geçin.

  • Doğrularınız yanlışlarınızı yer.

  • Her saniyeniz gayenize kilitlenmelidir.

  • Kalbinizi hapishaneye döndürmeyin.

  • Tertemiz bir kalple yürüyünüz.

  • Sözünüzün eri olun.

  • Kararlı olmanız hedefi yıldırır.

  • Korkunuz korktuğunuza güç verir.

  • Kuvvetlerinize iyi komuta edin.

  • Samimi pişmanlık gelecekteki hataları da önler.

  • Danışma, mesele üzerindeki aydınlığın artırılmasıdır.

  • Anahtar aramak yerine anahtar olabilmelisiniz.

  • Kendinizi ifade etmekten kaçınmayın.

  • Asla; üç ay önce doktora gitmesi gereken hasta olmayınız.

  • Küçük ikazların büyük değeri vardır.

  • İnsana yaklaşmak önemlidir.

  • Küçük bir eylem çok sözün önünde gider.

  • İnanç kuvvetin ruhudur.

  • Güzel bakanlar güzel görürler.

  • İnsanlara anlayış derecelerine göre hitap ediniz.

  • Doğal olunuz.

  • Sırlarınızı ölünceye kadar saklayınız.

  • Konuşmak ya da susmak işte bütün mesele bu.

  • Kibir emeği kirletir.

  • Küsmeyeceksiniz.

  • Hayat unutmaz hayat israf etmez.

  • Nice şiiri yüzyıllar sürecek bir ömre kavuşturan şey, bazen bir virgül, bazen bir kelimedir.

  • Küçük şeyler aslında büyük şeylerdir.

  • İstisnalara karşı istisna hareket etmelisiniz.

  • Her zaman daha iyisini yapmaya çalışın.

  • Unutmak ilmin afetidir.

  • Baldan tatlı olan öfkenin neticesi zehirden acıdır.

  • İyilikleri karşılıksız bırakmayın.

  • Ölçülü olabilmeliyiz.

  • Kendisi için istediğini herkes için isteyenlerin etrafı çiçeğe koşan arılar gibi insanlarla doludur.

  • Paranın kölesi değil efendisi olmalısınız.

  • Yanlışa eliniz yetiyorsa sözünüzün kıymeti yoktur.

  • Merhamet edin ama merhamet beklemeyin.

  • Mesleğinizin, meraklarınızın, amaçlarınızın büyüklerini tanıyınız böylece çok önemli tecrübelere ortak olacaksınız.

  • Zamana saygılı olun.

  • Başarısızlıklar büyük başarının öğretmenidirler.

Ders Çalışmanın Püf Noktaları
Ders Çalışmanın Püf Noktaları

İlk önce kendi kendinize şu soruları sorun: “Neden çalışma programı hazırlamam gerekiyor yada neden ders çalışmam gerekiyor? Niçin üniversiteyi kazanmalıyım ve niçin üniversiteyi kazanmak için çalışmalıyım?” Bu soruların yanıtı üzerinde düşünmeli ve yanıtlarınızı bir dosya kağıdı üzerine yazmalısınız. Nedenleriniz o kadar gerçekçi ve çok olmalıdır ki, ders çalışma isteğinizi kaybettiğiniz anlarda bu yazdığınız nedenleri okuyup harekete geçebilesiniz, bu motivasyona ihtiyacınız olabilir. Nedenleriniz hem mantığınıza hem de duygularınıza hitap etmelidir ki, sizi gevşediğiniz anlarda motive etsin... 

”Neden”lerinizi belirledikten sonra elinize farklı bir kağıt alarak kendinize en uygun programı yapmaya başlayabilirsiniz. Hedef odaklı çalışma programı motive edicidir. Bu nedenle öncelikle kendinize günlük hedefler veriniz. Günlük hedefleri; günlük soru çözümü, günlük ders çalışma saati, günlük kitap okuma, günlük konu anlatımı, ve günlük konu tekrarı olmak üzere 5 kategoride yapabilirsiniz.

Günlük Soru Çözümü 

Soru çözme pratiği, ÖSS hazırlıkta soruların hızlı çözümüne ve test tekniğine alışmada önemli unsurlardandır. Fakat sorular kaliteli ve ÖSS’ye uygun kaynaklardan belirlenmelidir. 
Bir test bittikten sonra mutlaka yanıtları değerlendirilmeli, yanlışlar gözden geçirilmeli ve çözülemeyen ve anlaşılamayan sorular kesinlikle bir bilene sorulmalıdır. Soruların cevaplanamama nedenleri üzerinde durmalısınız.Eğer neden konu eksiği ise daha çok konu anlatımına, konu eksiği az olduğu halde soru çözme pratiği gerekliliği var ise daha çok test çözümüne vakit ayırmalısınız. 

Başlangıç için performansa göre 80-125 soru sayısı yeterli olabilir. Çalışırken bu hedef aşılmaya çalışılmalı ve haftalık ya da aylık ortalama alınarak devam edilen günlerde bulunan ortalama yeni hedef olmalıdır. Örneğin; hedefim günde 100 soru idi, 4 gün 120, 3 gün de 110 soru çözdüm. Haftalık ortalamam; 4x120+3x110 / 7= 115,7 edecektir. Buna göre bir sonraki hafta için soru çözümü hedefimi 115 olarak belirleyebilirim (Bu hesaplama aylık olarak da yapılabilir). Soru çözümünü de kendi arasında, örneğin eşit ağırlık öğrencisi için günde; 30 Matematik, 30 Türkçe 15 Sosyal Bilgiler ve 10 da Fen Bilgisi olarak bölünebilir. Dikkatinizi çekmişse bu dağılım bir eşit ağırlık öğrencisi için ÖSS’deki gerekliliğine göre bölünmüştür. Hangi alanda ÖSS ye hazırlanıyor iseniz derslerin ağırlıklarını dikkate alarak soru sayılarını belirlemelisiniz. Başlangıç için olan bu değerler zaten süreç içerisinde artış gösterecektir. ÖSS ye son birkaç ay kala 400 günlük hedefine çıkmış olmak soru çözüm pratiğinde iyi bir gelişmedir.

Günlük Ders Çalışma Saati 

Ders çalışma saati, gün içerisinde kaç saatimizi test çözümü de dahil olmak üzere ders çalışarak geçireceğimizi belirleyecektir. Yukarıda da ifade ettiğimiz gibi konu eksiği fazla ise bu vaktin çoğunu konu anlatımına, konu eksiği az ise bu vaktin çoğunu test çözümüne ayırmak gerekebilir. Başlangıç için günlük ders çalışma saati, dershane ya da okula devam edenler için 2-4, dershane yada okula devam etmeyenler ve devam edenlerinse devam etmediği günler için 5-8 saat idealdir. Bir iki ay içinde bu rakamlar, dershane ya da okula devam edenler için 3-5, dershane yada okula devam etmeyenler ve devam edenlerinse devam etmediği günler için 7-8 saate ulaşmalıdır. 

Ders çalışma süreleri 45-50 dakikayı geçmemeli ve 45-50 dakika sonra mutlaka 10-15 dakika ara verilmelidir. Aralarsa 15 dakikayı kesinlikle geçmemelidir. Konsantrasyonunuz çok erken dağılıyorsa 30 dk. ders 10 dk. dinlenme şeklinde kısa aralarla devam edebilirsiniz. 

Günlük ders çalışma vaktinin hepsi ardarda olmamalı ve 2-3 ya da 4 oturumdan sonra mutlaka 1-2 saatlik ara verilmelidir. Bu aralar fiziksel hareket ,gezi, sosyal ve basit sportif etkinliklerle değerlendirilebilir. 

Günlük Kitap Okuma 

ÖSS’de sayısal sorular dahil bir çok soru verilen bilgilerden faydalanarak istenene ulaşma, verilen bilgileri iyi okuma ve kullanma ve yorumlamaya dayalı sorulardan oluşmaktadır. Bu nedenle bu süreç içerisinde kitap okumanın önemi göz ardı edilmemelidir. ÖSS hazırlık öğrencisinin programında en az 20 dakika kitap okuma vakti olmalı ve bunun için de kendine günlük sayfa hedefi koymalıdır. 
ÖSS’de sadece soruların yanıtlanması değil, soruların verilen sürede yanıtlanması istenmektedir. Dolayısıyla okuma hızı ÖSS başarısında önemli bir faktördür ve artırılmalıdır. 

Günlük Konu Anlatımı

Konu anlatımı çalışabilmeniz için elinizdeki konu anlatım kitaplarından ya da takip ettiğiniz bir ÖSS Hazırlık dergilerinden faydalanabilirsiniz. 
Konu tekrarını günlük 4-6 konu çalışacağım şeklinde hedeflendirilebileceği gibi alanımıza göre örneğin eşit ağırlık; bugün 2 matematik, 2 türkçe 1 de sosyal bilgiler konusu çalışacağım şeklinde de hedeflendirilebilir. 

Burada önemli olan konu anlatımından hemen sonra o konuyla ilgili en az 15-20 sorunun çözülmesi ve böylece konunun tekrar gözden geçirilmesidir. Örneğin bir ders saatinin ilk 25 dakikası konu anlatımına, sonraki 20 dakikası da soru çözümüne ayrılabilir. Konu hedefleri çalışılacak konuların uzun ya da kısalığına göre de farklılık gösterecektir.

Günlük Konu Tekrarı

Günlük konu tekrarı, gün içerisinde çalışılan konuların gözden geçirilmesidir. Okul ve dershaneye devam eden öğrenciler eve geldiklerinde verdikleri aradan sonra ilk çalışmaları tekrar olabileceği gibi yatmadan önceki yarım saat de tekrar vakti olabilir. Kolay unutuyor iseniz akşamki ev programına tekrarla başlamanız gerekebilir.Yatmadan yarım saat öncesini tekrarla geçirirseniz unutmanız azalır. Çünkü beyin uyumadan önceki bilgileri gece boyunca düzenlemekte ve tekrarlamaktadır. 

Tekrar etmek çok önemlidir, çünkü öğrendiklerimizin %70”ini ilk bir saat, %80” ini de bir gün içinde unutmaktayız. Mutlaka günlük tekrar yapılmalı hatta hafta sonu programımızda haftalık tekrar yer almalıdır. Ayrıca ayda bir aylık tekrar yapmak da unutmamızı azaltacağı gibi konuları özümsememizi artıracaktır.
Hedeflerimizi ve kategorilerimizi belirledikten sonra bunların günlük dağılımını yapmanız gerekir. Unutulmamalıdır ki verimli ve planlı çalışma çok ya da hep çalışma değildir. Planlı ve programlı çalışma ne zaman, neyi ve ne kadar yapacağımızı bilmek demektir. İyi bir program öğrencinin bütün ihtiyaçlarına belirli oranlarda vakit ayırmalıdır. Programımızda spor ve sosyal etkinlikler için , TV ya da bilgisayar için de vakit olmalı fakat aşırıya kaçılmamalıdır. Günlük dağılımı yapmak için bir kağıt üzerine 09-10 gibi saat saat vakitleri yazıp karşılarına aktiviteleri yazabilirsiniz. 

Son olarak programınızı anne ve babanızla paylaşmalı onların da fikirlerini almalı ve programınızın sürekliliği konusunda onlardan yardım istemelisiniz. Kendi başımıza kaldığımızda programımızı delme ihtimalimiz daha fazla olduğundan yaptığımız programı anne ya da babamıza izah ederek kendinizin takip ve kontrol edilmenizi sağlamanız faydalı olabilir. Bu konuda bir öğretmeninizden de yardım isteyerek çalışmalarınızın değerlendirilmesi ve takip konusunda destek alabilirsiniz.